2010/08/08

Bir açık hava müzesi:"DRESDEN" (ALMANYA)

Dresden, Almanya’nın güney doğusunda, Saksonya eyaletinin başkenti.Dresden, Hıristiyanlık tarihinde Marthin Luther’in öncülüğünde Protestanlığın doğduğu bölge olması bakımından da önemli. Sakson krallarının sarayları, bu krallığa ait dönemdeki kiliseler, bahçeler, Elbe nehri üzerindeki köprülerle tarihi, çok hoş bir şehir.


Dresden II. Dünya Savaşı'nın son günlerinde (13-14 Şubat) bombalanmış bir şehirdir. Bütün savaş boyunca açık şehir olmasına ve bir tek saldırı almamasına rağmen savaşın sona ermesi ve Almanya'nın teslim olması için müttefik devletlerin bir taktiği olarak bombalanmış. Bombardımanda yaklaşık 135 bin kişi ölmüş. Bu rakam Japonya'ya atılan atom bombasının neden olduğu ölüm sayısının yaklaşık iki katıdır
Savaşın ardında ingiliz ve Amerikan birlikleri Dresden'de ölenlerin yakınlarına ya da Alman hükümetine herhangi bir tazminat  ödemeyi reddetmişlerdir.

Bombardıman esnasında Dresden'de 15 kilometrekarelik bir alan bombalanır ve şehirde bulunan 28,410 binanın 24,866'sı yok edilir, 14,000 ev, 72 okul, 22 hastahane, 18 kilise, 5 tiyatro, 50 banka, 32 otel yok edilir. 200,000 apartmandan 70,000'ni tamamen yıkılır 10,000'ni kullanılamaz derecede hasar alır 7,000'ni hasarlıdır bombardıman hedefi olan demiryolları tamamen yok edilir ancak birkaç gün sonra tekrar faaliyete geçer.


Hiroşima, Nagazaki hakkında onlarca yazı yazılmış, film çekilmiş iken Avrupanın ortasında meydana gelen bu vahşet için pek bir şey yapılmamıştır. bunda bombardımanı gerçekleştiren ülkelerin konu hakkında konuşmaması, Alman tarafında ise vahşeti anlatacak kişilerin ölü olması etkili olmuş olabilir.



İlk etapta atılan bombalar sonucu yanarak ölenler olduğu gibi alev fırtınası nedeni ile yanmadan sadece fırtınanın oksijeni tüketmesi nedeni ile boğularak ölenlerin de olduğu bildirilmiş.rRehberin anlattığına göre bombalama sonrası Dresden kentinin ay yüzeyi gibi olduğunu söylemiş yazar Vonnegut. Şöyle demiş: "yabancılaşmış bir yerdir orası artık. ne eskinin o meşhur mimarisi ne de insanlar, hiçbiri kalmamıştır. kalanlar sadece erimiş metal, cam yanmış tahta arasında kraterlerde yahut göçüklerde yatan yanmış bedenlerdir. "

Dresden'de her yıl tekrarlanan festivallerde
ortaçağ kostümleriyle insanlar
tarihi yapıların önünde sizi geçmişe bir yolculuğa çıkartıyorlar


Köklü opera geleneği, bir milyonu aşkın kitabı barındıran kitaplığıyla Dresden bugün de bir bilim ve sanat merkezidir. Dresden Teknik Üniversitesi, Sanat Akademisi, Müzik Yüksekokulu, Nükleer Fizik Merkez Enstitü*sü ve Alman Sağlık Müzesi dünya çapında tanınan kuruluşlardır.




Diğer Alman şehirlerine göre küçük sayılabilecek Dresden’de barok ve rönesans mimarisinin pek çok örneği var. Demir Perde rejiminden kalma tipik sosyal konutları her yerde görebilirsiniz. Müthiş manzarası olan bir yer. Kesinlikle Elbe’nin Floransa’sı ünvanını hak ediyor.





Şehirdeki en etkileyici çaba, 2’inci Dünya Savaşı’ndaki bombardımanda yıkılan tarihi yapıların restorasyonu. Binalar kireç taşıyla yapıldığından ve kireç taşları da zaman içinde karardığından, restore edilmiş binalarda eski ile yeniyi ayırt edebiliyorsunuz. Siyah renkli bölümler orijinal yapıdan kalan kısımları gösteriyor. Açık renkli kısımlarsa restore edilen bölümleri. Tüm tarihi binalar elden geçmiş ve orijinaline sadık kalınarak restore edilmiş.





2 yorum:

  1. Yorumların da en az fotoğrafların kadar güzel gerçekten...

    YanıtlaSil
  2. TEŞEKKÜR EDERİM İLGİNE EBRUCUM, YENİ KARELER PEK YAKINDA..

    YanıtlaSil