
Doğu bloğunun yıkılmasıyla birlikte turistleri kendine çekmeye başlayan Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri arasında Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag, turistlerin en çok ilgisini çeken şehirlerin başında geliyor. Tarihi dokunun büyük bir özenle korunduğu, her yqpının hayranlık uyandırdığı bu şehir, bahar ve yaz aylarında ise ayrı bir güzelliğe bürünüyor. ..
Bugüzellikleri birebir görmek isterseniz mutlaka şehri yürüyerek gezin. Cumhurbaşkanlığı konutunun orta avlusuna giriş kapısı. (yanda) Buna rağmen ortada herhangi bir polis veya koruma ordusu görünmüyor. Pek alışık olduğumuz bir şey değil. Rehberin dediğine göre isteyen randevu alıp, cumhurbaşkanıyla görüşebiliyormuş ya da sıradan bir lokantada eşiyle yemek yerken rastlayabilirmişsiniz.


Sn. Vitüs Katedrali.Çok büyük bir alanı kaplıyor, çok etkileyici. Katedralin yapımı 600 yıl sürmüş, tipik bir gotik yapı. Yanda Katedralin içi görünüyor.

Prag, diğer Avrupa kentlerine göre daha ucuz bir şehir. Tüm toplu taşıma araçlarına rağmen yürümeyi tercih edeceksiniz. Çünkü, Prag'da tarihi ve turistik yerler kent merkezinin içinde ve hemen çevresinde toplanmış durumda. Böyle olunca da, hiçbir ayrıntıyı kaçırmamak adına Prag'ın tamamını yürüyerek gezmek isteyeceksiniz. Bu yaklaşık dört saatinizi alacak. Bu nedenle, yanınızda rahat bir ayakkabı bulundurmayı da unutmayın.

Prag'ın en ilgi gören yerlerinden... 13. yüzyıl yapımı olan 520 metrelik bu köprü; özellikle ilkbahar ve yaz aylarında turistlerin ve yöre halkının en çok gittiği yerlerden biridir. Kral 4. Karl'ın baş mimarı olan Peter Parler tarafından yapılan köprü, daha ziyade şövalye turnuvaları için işlevsel bir yapı oluşturma amacı ile yapılmış. Köprü üzerinde şu anda 75 adet heykel bulunuyor.

Bence köprünün en çerpıcı özelliği, karşıdan görülen Prag Kalesi'nin muhteşem güzelliği..(solda) Eski Şehir (Old Town) meydanındaki bu meşhur saati, 15.yy sonlarında Charles Üniversitesi’nde profesör olan Hanuş Usta yapmış. Amacı, Kutna Hora şehrindeki Kemikli Kilise’de olduğu gibi insanlara bir mesaj vermekmiş. “Herkes bir gün geldiği yere geri dönecek yani elbet bir gün toprakla özleşip ölecek..


Saati yapar yapmaz dünyanın en önemli adamı haline gelir. Kral’dan daha fazla adı duyulmaya başlar çünkü, Avrupa’nın her yerinden insanlar Prag’a sadece ve sadece saati görmeye gelir. Zamanla Hanuş Usta’ya başka ülkelerden de teklifler gelir, fakat Hanuş usta bu teklifleri reddeder. Zamanla bu teklifler Kral’ın kulağına kadar gider ve Kral, Hanuş Usta’nın saati başka bir yere de yapmasını önlemek için onun gözlerine mil çektirir. Kör olan Hanuş Usta da kendini saatin mekanizmasına bırakarak intihar eder. Asıl amacı saati bozmaktır, saati bozarak intikamını alır. Saati 50 yıl kadar çalıştıramazlar, daha sonra başka bir saat ustası onarır.

Saatin etrafında 4 tane kukla vardır. Bu kuklalar insanlara neleri yapmamaları gerektiğini anlatır. Soldan en baştaki, elindeki aynayla kendine bakar; “kendini beğenmişliği” sembolize eder. Onun yanındaki kukla, elinde altın torbası olan bir Yahudi’dir; “cimriliği” sembolize eder. Bir yandaki kukla ise iskelettir; “yaşama karşı isteksizliği” anlatır. Sonuncu kukla, elinde mandoline benzer bir müzik aleti bulunan ve Türk’e benzetilen adam da; “gece hayatına ve sefahate düşkünlüğü” anlatır. Kısacası bu kuklalar, kendini beğenmiş, cimri, yaşama karşı isteksiz ve sefahate düşkün olmayın der.

Bu kulenin tepesine mutlaka çıkmalısınız, manzara çok güzel, kuleye tavanında ayna olan şeffaf bir asansörle çıkılıyor, aynanın görüntüsünü çektiğinizde de böyle bir kare çıkıyor tabii.:))
Saat Kulesinin tepesinden Prag Eski Şehir Meydanı.
Saat Kulesi, Prag ve ben...

Prag sokaklarında kuklalar ve bu tip ahşap oyuncakları sıkça görmek mümkün. Hatta ünlülerin bile kuklalarını yapmışlar.
Prag'ı adeta ortadan ikiye bölen Vltava nehrinde düzenlenen tekne turları da unutamayacağınız anlardan biri olacak. Üzerinde 18 köprü bulunan nehir gezisi, özel olarak dizayn edilen gezi teknelerindeki denizci kıyafetleri içindeki kaptan ve rehberinizle birlikte yaklaşık bir saat sürüyor.Tekne yanda gördüğünüz kanala girdiği an kapaklar açılıyor ve sular yükseliyor, bunu teknenin üstünden daha net görebiliyorsunuz.

Nazım Hikmet 56-58 yılları arasında Prag’ta yaşamış, güneşli bir güne ve memlekete hasret…Slavia Kafe’de oturmuş, Vltava’ya bakmış, martılara ekmek atmış, İstanbul’u özlemiş ve şiirler yazmış.
Nazım Hikmet, Uluslararası Barış Ödülü'nü almak için gelmiş bu masal şehre... Jean Paul Sartre, Pablo Neruda gibi dünya edebiyatının devleriyle dost olmuş. Demir parmaklıkların ardında geçen 12 yıl, açlık grevleri, saldırılar, hastalıklar ve korkular, hepsi gerilerde kaldıktan sonra bize kalan o hasret dolu şiirler olmuş..

Şair, memleketten uzak,
hasretlerle delik deşik,
Eski kentte duruyordu,
meydanlıkta, yapayalnız.
Gotik bir duvar üstünde
Hanuş Ustanın saati
on ikiyi vuruyordu.
Güneşli bir güne özlem.. NAZIM HİKMET
Prag'da geçireceğiniz keyifli bir günün ardından gece hayatı sizi bekliyor olacak. Barları, diskoları ve gece kulüpleriyle Prag, sabaha kadar yaşayan bir şehir.. Klasik müzik eşliğinde şarabınızı yudumlayabileceğiniz mekanlardan, merdivenlerinde mum ışıkları eşliğinde sizi karşılayan Ortaçağ kıyafeti giymiş görevlilerin bulunduğu restoranlara kadar onlarca seçenek sunuyor size Prag geceleri...

Prag, Avrupa'nın en ünlü kültür merkezlerinden biridir. Kentte çok sayıda galeri, konser salonu, opera, tiyatro merkezi, sinema ve müzik kulübü bulunur. Kentte yıl boyunca çok sayıda festival ve kültürel etkinlik gerçekleşir.
Kentte yer alan birçok kültür merkezinde tiyatro, opera, bale ve klasik müzik konserleri düzenlenir. Prag operası tüm dünyada ünlüdür.
Alışveriş için fazla seçeneğinizin bulunduğu bir şehir Prag, büyük alışveriş merkezlerinde ihtiyacınız olan her şeyi bulabilirsiniz. Ancak Prag’ın şehir kültürünü yaşamak için kent pazarlarına gitmelisiniz. Antikadan, kullanılmış mobilyalara, elektronik eşyalardan, bilgisayarlara kadar kent pazarlarında her şey mevcut. En çok "Bohemya kristalleri", porselen ve takıları ile meşhurdur. Prag’da eğlencenin en güzel tarafı, biranın çok ucuz olmasıdır. Gece hayatında ise hemen hemen her yerde klasik müzik duymanız, fazlasıyla mümkün. Bu büyülü şehre yakışacak bir müzik zevki olsa gerek. Ama aradığınız daha yüksek sesli müzik, bar kültürü ve eğlence ise bunun içinde merkezde çok sayıda mekan bulabilirsiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder