,
Avusturya'nın başkenti aynı zamanda ülkeyi meydana getiren dokuz eyaletten biridir. Avusturya'nın kuzeydoğusunda Tuna nehri kıyısında yer alır.Şehir merkezini kısaca Ring olarak isimlendirilen Ring Caddesi çevreler.
Mimarisi, tarihi, valsleri ile göz kamaştıran, içinde ünlü bestecileri, yazarları, filozofları barındırmış ve çeşitli imparatorlukların,ulusların gelip geçtiği bir kent Viyana. Tarihe ismini yazdırmış üç büyük simgesi var Viyana’nın.“Sisi” adıyla ünlü kraliçe Elizabeth, eşi Fransiz Joseph ve ünlü besteci Mozart.Bu ünlü üçlüyü, sokaklarda dolaşırken, ufak bir kitapçı dükkanında ya da afişlerde görmeniz mümkün. Sisi başlı başına bir marka olmuş durumda.O zamanlar saçına taktığı minik yıldızlar herkesin gözdesi.Tabi Mozart’ın o enfes çikolatalarını,çikolata severler için hatırlatmak gerek .
iyana’nın ekonomisi sanayi, ticaret ve turizme dayanır. Avusturya ekonomisinin neredeyse yarısı Viyana’daki ekonomik faaliyetlere dayanır. Başlıca sanayi dalları makine, elektrikli alet, kimyasal madde ve metal üretimidir. Viyana’da her yıl iki defa (mart ve eylül aylarında) düzenlenen milletlerarası ticaret fuarı Avusturya ekonomisine önemli katkılar sağlar.
.
Schönbrunn Sarayı: "Viyana'nın Versailles'i" da denilen köşkte 1400'den fazla oda ve birçok büyük bahçe bulunmaktadır. Hofburg'daki görkemli apartmanlara tur yapmaktansa
şehrin batısındaki bu muhteşem sarayı mutlaka görmenizi tavsiye ederiz. Özellikle odalardaki dekor görülmeye değer .İçerde aynı zamanda "Coach and Carriage Museum" adında bir müze var..
Şehri gezdikten sonra son durağımız "Hunderwasser Evleri" olduFriedensreich Hundertwasser, Avusturyalı bir mimar-ressam. Doğada hiçbir şeyin düz çizgileri olmadığından hareketle, alışageldiğimiz düz çizgileri ve simetrik yapısı olan binaların insan doğasına uygun olmadığını düşünen mimar, farklı yöntemler denemiş..
Dış duvarlarda veya evin içinde engebeli yapılar, asimetrik çizgiler, hiçbiri birbirine benzemeyen pencereler, rengarenk mozaikler ve olabildiğince bitkiden oluşan binalar tasarlamış. Bunlardan biri de Viyana’da bulunuyor. 1983-85 yılları arasında yapılan Hundertwasser Evi, ressamın ilk mimari projesiymiş.
şehrin batısındaki bu muhteşem sarayı mutlaka görmenizi tavsiye ederiz. Özellikle odalardaki dekor görülmeye değer .İçerde aynı zamanda "Coach and Carriage Museum" adında bir müze var..Şehri gezdikten sonra son durağımız "Hunderwasser Evleri" olduFriedensreich Hundertwasser, Avusturyalı bir mimar-ressam. Doğada hiçbir şeyin düz çizgileri olmadığından hareketle, alışageldiğimiz düz çizgileri ve simetrik yapısı olan binaların insan doğasına uygun olmadığını düşünen mimar, farklı yöntemler denemiş..
Dış duvarlarda veya evin içinde engebeli yapılar, asimetrik çizgiler, hiçbiri birbirine benzemeyen pencereler, rengarenk mozaikler ve olabildiğince bitkiden oluşan binalar tasarlamış. Bunlardan biri de Viyana’da bulunuyor. 1983-85 yılları arasında yapılan Hundertwasser Evi, ressamın ilk mimari projesiymiş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder